
Ah, o vazodaki 12 tane pembe gül... Sanki baharın ta kendisi gelmiş de odama yerleşmiş gibi. İlk gördüğümde içimde bir kıpırtı oldu, sanki yıllardır beklediğim bir mesaj nihayet gelmiş gibi. O kadar canlı, o kadar tazeydiler ki, yapraklarındaki o minik su damlaları bile sanki birer mücevherdi. Pembe tonları... Ah o pembe tonları! En açık pembeden, neredeyse fuşyaya çalan koyu pembeye kadar her bir ton, ayrı bir hikaye anlatıyor gibiydi.